19 EYLÜL 2020 CUMARTESİ  –  MİLLİYET CADDE  –  ALİCE

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/313 Esas numaralı davasının duruşmaları aylar önce başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumu bünyesindeki 1 Nolu Duruşma Salonu’nda süren duruşmada ‘müşteki’ olarak çıktım hakim karşısına…

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin aylarca süren takibi sonunda gözaltına alınan Adnan Oktar Suç Örgütü hakkındaki davanın duruşmalarından biriydi gittiğim.

Ergenekon, Balyoz gibi davaların görüldüğü salondaki duruşma 10.00’da başladı.

Adnan Oktar ve Suç Örgütü’nün üyeleri yoktu, onları temsilen birkaç avukat vardı.

ADNAN OKTAR’IN MADDİ VE MANEVİ ÇÖKERTTİKLERİ

Mafya filmi gibi

Sıra bana gelene kadar hakim karşısına çıkan ‘müşteki’ ve ‘tanıklar’ı dinledim.

Polisin ele geçirdiği deliller, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 3 bin 908 sayfalık iddianamesi ve mahkemede anlatılanlar mafya filmlerinde izlediklerimizden farksızdı.

26 mağdur, 99 müştekili davaya ilişkin okuduklarım ve duruşmada dinlediklerimden sonra kanaatim o ki; Adnan Oktar Suç Örgütü, yıllar içinde birçok insanın hayatını kararttı.

Örgüt, sadece ayrılmak isteyenleri değil; önlerine çıkan engelleri yok etmek için maddi ve manevi çökertme operasyonu yaparken, 2018’e kadar nedense onlara göz yumuldu, görmezden gelindi.

Anne feryadı

Hakim karşısına çıkanlardan biri, 2010’da ailesinden miras kalan 700 bin TL’nin örgüt tarafından elinden alındığını anlatırken fenalaşınca, kendisine sandalye ve su verildi.

Bir başka mağdur, Adnan Oktar Suç Örgütü’nün kurduğu 87 paravan şirketten birine sattıkları ürünlere karşılık verdikleri 1 milyon 850 bin TL’lik çekin karşılıksız çıktığını, hâlâ parayı alamadıklarını söyledi.

Bir anne, Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken Adnan Oktar çetesinin çengel atıp, eğitimine engel olduğu kızını 10 yıl göremediğini anlattı ve “Bize bu acıyı yaşatanların hak ettikleri cezaları almasını istiyorum” dedi.

Örgüte ait bir şirketin eski yöneticisi, gıda tolerans testi (Yorktest) yaptıranların kandırıldığını görüp istifa edince kendisine yaşatılan acıları, bir başkası Adnan Oktar Suç Örgütü’nün nasıl milyonlarca lira vergi kaçırdığını anlattı.

Çok ah aldılar

Mahkeme heyeti saat 11.30’da 15 dakika ara verdi. Aranın ardından hakim ilk beni çağırdı. 2018 yılında Adnan Oktar’ın sahibi olduğu A9 kanalında hakkımdaki iftira, hakaret dolu yayınları ve örgütün beni fişlemesi nedeniyle şikayetimi yineledim.

Adnan Oktar ve çete üyeleri, onlarca farklı suçtan yargılandıkları davada sonunda hak ettikleri cezaları alır mı?

Umudum adaletin tecelli etmesi…

Adnan Oktar Suç Örgütü’nün lideri ve üyeleri hukuki boşluklardan yararlanıp, bu dünyada yırtsalar bile aldıkları ahların bedellerini öteki dünyada ödeyeceklerine inancım tam…

FİLYASYON EKİBİ VEYA ENES BATUR YALANCI!

Filyasyon ekipleri, Covid-19 testi pozitif çıkan YouTuber Enes Batur’u karantinayı geçirmesi gereken Beykoz’daki villasında bulamayınca polise haber verdi. Polis, Batur ve kız arkadaşı Ecenaz Üçer’i bulunca pandemi kuralları uyarınca Sancaktepe’deki bir öğrenci yurduna yerleştirdi.

Batur, buradan yaptığı yayında, telefonundaki HES kaydından ve sitenin güvenlik kameralarından evden çıkmadığının belli olduğuna dair yemin etmekle yetinmeyip, şunu yazdı:

“Üzerime oynanan alçakça, kalleşçe büyük bir oyun var. Bunu yapanlar elbette cezasını çekecektir. Allah’ından bulsunlar.”

Ortada bir yalanın olduğu kesin.

Peki söyleyen kim?

Filyasyon ekibi mi, Enes Batur mu?

İkisi de değilse o zaman Batur, kendisini bu oyuna getirenleri açıklamalı.

ADNAN OKTAR’IN MADDİ VE MANEVİ ÇÖKERTTİKLERİ

GÜNÜN SÖZÜ

“Akıllı kadın vazgeçmez, sabır ve sevgiyle dayanır; çünkü o pek az kadının bildiği bu sırrı bilir.” (John Gray)