blank

17 Ocak 2026 Cumartesi  –  Milliyet  –  Alice

Pandeminin dünyayı esir aldığı yılların en popüler şehir efsanelerinden biri şuydu:

“Kovid 19 virüsü, dünya nüfusunu azaltmak için laboratuvarlarda üretildi ve bilhassa ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerine yük olmaya başlayan yaşlılar hedef alındı.”

Birleşmiş Milletler’in (BM) dünya nüfusuna dair açıkladığı veriler şöyle:

2020 yılında yüzde 0.97 olan dünyanın nüfus artışı 2025’te yüzde 0.85’e düştü. Ancak buna karşın 2021’de 7.8 milyar olan dünyalı sayısı 2025’te 8.2 milyara çıktı.

Bu konuda en sağlıklı verilerin yer aldığı Worldometer’a göre 1955 yılında yüzde 5 olan doğurkanlık oranı gittikçe azalarak 70 yılda yarıya düştü.

Düne kadar sadece Avrupa ülkelerine özgü sandığımız doğum oranlarındaki düşüş sonunda bizi de tehdit etmeye başladı. TÜİK verilerine göre 2014’te yüzde 2.19 olan nüfus ilk kez yüzde 2.1’in altına düştü ve 2024 yılında yüzde 1.48 oldu. Görünen o ki, Avrupa’da yaygın olan evlenmeme ve çocuk yapmama kültürü bize de sıçradı.

Evlilik ve çocuk tarihe mi karışıyor

Bekar kadının yükselişi

Morgan Stanley’in yaptığı bir analize göre, 2030 yılına kadar 25-44 yaş aralığındaki kadınların yüzde 45’inin bekar ve çocuksuz olması söz konusu. Kadınların ekonomik bağımsızlığı, kariyer hedefleri ve aile kavramına dair değişen bakış açılarıyla beslenen bu durum, yaşam tarzı kalıplarında tarihi ve geri dönülemez bir kırılmaya yol açtı.

Uzmanlar, ‘bekar kadının yükselişi’ olarak adlandırılan bu trendin, evliliğin veya anneliğin reddedilmesinden ziyade; değişen öncelikler ve artan özerkliğin bir sonucu olduğunu vurguluyor.

Günümüzde birçok kadın, insanların geleneksel yaşam çizelgesindeki önce evlilik, sonra çocuk gibi toplumsal beklentiler yerine kişisel tatmin ve mutluluk odaklı hayatlar inşa etmeyi seçiyor. Kimileri bu durumu büyük bir özgürleşme hareketi olarak görürken, kimileri ise yerleşik kültürel normlara karşı ciddi bir meydan okuma olarak yorumluyor.

World of Statistics verilerine göre özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri, bireysel yaşam tarzı, ekonomik bağımsızlık ve yalnız yaşam kültürüyle listenin zirvesinde.

İşte dünya genelinde en çok bekarın olduğu 15 ülkenin sıralaması.blank

1. İsveç %51

2. Danimarka %50

3. Finlandiya %49

4. Almanya %48

5. Norveç %47

6. Fransa %46

7. Hollanda %45

8. Avusturya %44

9. İsviçre %43

10. Kanada %42

11. Avustralya %40

12. Belçika %40

13. ABD %39

14. İtalya %38

15. İspanya %37

Evlenme, uzun yaşa!

Hayatımızı esir alan sosyal medyanın insanları sosyalleştirdiği varsayılıyor, ama Pew Research Center’ın araştırması hiç de öyle demiyor.

Sosyal medya sayesinde insanların iletişim hızı yüksek, peki bu ilişkiler evliliğe dönüşüyor mu?

blankİnternette tanışan çiftlerde, kendini yanlış temsil, idealize etme ve beklenti uyuşmazlığı yaşanıyor. Çünkü insanlar sanal ortamda kendilerini olduğu gibi değil, en ideal olacak şekilde tanıtıyor ve çok geçmeden foyaları ortaya çıkıyor.

Öte yandan sosyal medyada çokça alıcı bulan, şu tür paylaşımlar da insanları single hayata özendiriyor:

“ABD’nin New York şehrinde 112’nci yaş gününü kutlayan Louise Signore, uzun yaşamın sırrını açıkladı:

Hiç evlenmedim.”

GÜNÜN SÖZÜ: “Sanat gerçeği fark etmenizi sağlayan yalandır.” (Pablo Picasso)

blank