blank

17 Şubat 2026 Salı  –  Milliyet  – Alice

Geride bıraktığı hafta sonu insanların sosyal medyada üzerlerine yorum yaptıkları ünlülerden biri yazar Orhan Pamuk’tu, diğeri oyuncu Özgü Namal…

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, kitabı ‘Masumiyet Müzesi’nden uyarlanan televizyon dizisinin İstanbul’daki galasında şöyle dedi:

“Bütün Orta Doğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden bende de biraz var. Bu yüzden bu filmin çekilmesinden ve Zeynep Hanım’ı (dizinin yönetmeni Zeynep Günay) seçmenizden çok memnunum. Romanım, Zeynep Hanım sayesinde dengelendi.”

Tüm dünyanın Epstein belgelerinin gözler önüne serdiği belgelerle bazı zenginler ve siyasilerin nasıl ahlaki bir çürümüşlük içinde yaşadıklarını tartıştığı bir dönemde Orhan Pamuk’un kendisini de dahil ederek tüm Orta Doğu erkeklerini pislik olarak itham etmesi eleştirildi.

Özgü Namal bize neyi hatırlattı

Yönetmenliğini İlker Çatak’ın yaptığı ‘Sarı Zarflar’ filmindeki performansıyla ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında aday gösterildiği 76. Berlin Film Festivali’nde Özgü Namal, bir soruya verdiği yanıtla gündem oldu.

Sadece gerçeği söyledi

Filmin basın toplantısında muhabir, “Türkiye’de bu öyküyü anlatabilseydiniz eğer performansınız daha mı değişirdi? Berlin’de ve Hamburg’da bu öyküyü anlatmak performansınızı etkiledi mi?” diye sordu.

Türkçe konuşan muhabirin dünya görüşü ve çalıştığı yayının çizgisi hakkında bilgim yok. O yüzden muhabir gazetecilik merakıyla mı yoksa oyuncudan, “Almanya’daki sanatsal özgürlük Türkiye’de yok” manşeti alabilmek için mi hareket etti? Bilmiyorum.

Muhabirin sorusunu böyle yorumlayanların neye dayanarak bu kanaate vardıkları konusunda da en ufak bir fikrim yok. Öyle olsa bile Özgü Namal’ın bu soruya verdiği yanıt ve oyuncunun bu nedenle gündem olması önemli.Önce Namal’ın yanıtını, ardından bu konudaki kanaatimi paylaşacağım. Namal’ın o soruya yanıtı şu oldu:

“Önce bir düzeltme yapmak lazım aslında. Bu Türkiye’de sergilenemeyen ya da çekilemeyen bir performans değil. Biz bu projeyi Türkiye’de çekemediğimiz için burada çekmiş değiliz. Performans açısından da büyük bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Ancak İlker’in (yönetmen İlker Çatak) Almanya hakimiyeti, buradaki enerjiyi ve ambiyansı çok iyi hissetmesi mutlaka kamera önüne yansımıştır.”

Özgü Namal bize neyi hatırlattı

Bu bile bir duruş!

Özgü Namal’ın söylediklerinde ne bir Türkiye güzellemesi var ne de hamaset.Oyuncu, moda deyimle bir ‘sanatçı duruşu’ ya da ‘siyasi duruş’ sergilemedi, olan neyse onu, yani gerçeği anlattı. Buna rağmen toplumun geniş bir kesiminin bunu ‘duruş’ gibi sahiplenmesinin tek sebebi var, o da şu:

Yıllardır uluslararası arenaya çıktıklarında, iktidar veya Erdoğan karşıtlığı yüzünden ülkelerine haksızlık etmeyi ‘sanatsal özgürlük’ zanneden o kadar çok ünlü oldu ki, Özgü Namal’ın nötr tutumu bile insanlara ilaç gibi geldi.

Cannes’daki ödül töreninde eline tutuşturulan notları okumaya çalışanlar, Orhan Pamuk gibi ait olduğu toplumu küçümseyenleri göre göre, Namal gibi eline fırsat geçtiğinde bile Türkiye aleyhinde konuşmayan ünlülerin yıllardır özlemini çekiyordu toplumun geniş bir kesimi…

Namal’ın o soruya ideolojik bir pencereden bakmadan verdiği normal yanıtın bu denli alkış almasının ve takdir edilmesinin asıl sebebi budur.

GÜNÜN SÖZÜ

“Uğraşarak düzeltemediğinden vazgeçerek kurtulursun.” (Frida Kahlo)

blank