6 OCAK 2020 PAZARTESİ – MİLLİYET –  ALİCE

İkinci bebeğini doğurmak üzere olan Bergüzar Korel’in göbeği açıkta çektirdiği fotoğraflar olay oldu.

Oyuncu bu pozu niye verdi? Canı öyle istediği için mi yoksa bir sosyal sorumluluk projesine destek için mi?

Sorup, öğrendim. Bergüzar Korel, yine Aykut Gürel eşliğinde ikinci bir albüm hazırlıyor. O albümün kapak fotoğraflarının çekildiği gün bu pozları verdi.

Ucu ister toplumsal fayda üreten bir sosyal sorumluluk projesine dayansın ister kişisel zevke, kime ne?

Kişiye göre değişen ahlaki değerlere bakarak başkalarını yargılamayı, doğal hak gibi görenlerin Bergüzar Korel’e yazdıklarına bakar mısınız?

“40 yaşında çocuk sahibi bir kadınsın, nedir bu ergen pozları?”

“Mahremiyet diye bir şey kalmadı.”

“Bize ne senin özelinden?”

“Edep diyorum, hayâ diyorum.”

“Yazık. Utanma duygusu yok artık kimsede.”

Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz oldu bunlar.”

“Ne kadar ayıp. Hiç edep yok bu ünlülerde.”

“Gösteriş meraklısı.”

“Bir siz mi doğuruyorsunuz?”

“Karnı burnunda değil, karnı aşağıda pozu.”

“Her hamile sanatçının karnını görmek zorunda mıyız?”

Binlerce yorum arasından seçebildiğin en hafif eleştiriler bunlar.

Şarkıcı Hadise, sahnede giydiği cesur kıyafet nedeniyle kendisini edepsizlikle suçlayanlara “Edebi kıyafetle ölçenlere cahil denir. Edepsizlik sizin kafanızda” diye yanıt verdi.

Giyim tarzları ve verdikleri pozlar nedeniyle ünlüleri eleştirenlerin amacı “ahlaki değerlerin korunması” mı yoksa popüler kültür düşmanlığı mı?

Bu insanların derdi sadece “edep” olsa, reality programlarında yaptıkları ahlaksızlıklarla dudak uçuklatanlara da aynı tepkiyi göstermeleri gerekir.

Bunu yapmadıklarına göre hedefleri belli.

KOREL VE HADİSE’YE ‘EDEP’ DERSİ

HER KONUDA UZMAN PSİKİYATRİST VAR MI?

Didem Aslan Yılmaz’ın Habertürk TV’deki programında kalp ve iç hastalıklar uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, öğretim üyesi Dr. Ramazan Kurtoğlu, yazar İsmail Tokalak’ın antidepresanları tartışmasına Türkiye Psikiyatri Derneği, Twitter hesabından itiraz etti: “Antidepresanların tartışıldığı bir televizyon programında psikiyatristin bulunmamasını sağlık haberciliği açısından kınıyoruz.”

Türkiye Psikiyatri Derneği yöneticileri haklı mı?

Durum Nasrettin Hoca’nın fıkrasında dediği gibi: “Haklısın, ama alacağın yok.”

Dernek yöneticileri
“Kadına şiddet” konusunu
bile erkekler korosunun tartıştığı haber kanallarına göz atmış olsalardı görecekleri şuydu: Haber kanallarının tartışma programlarında her daim aynı insanlar…

Tartışma programlarının ilan edilen gündemi bile canlı yayında değişiyor, ama konuklar sabit.

Türkiye Psikiyatri Derneği üyeleri arasında, Marmara depreminden Kanal İstanbul’a, Barış Pınarı Harekâtı’ndan Kasım Süleymani’nin öldürülmesine, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından Türkiye  Libya ilişkisine, enflasyon döviz kurlarına, Ergenekon’dan Balyoz’a, FETÖ’den PKK’ya, seçimlerden siyasi partilere, insanoğlunun aklına gelebilecek her konuda derinlemesine bilgi sahibi psikiyatrist var mı?

Sanmıyorum.

O yüzden TPD üyeleri; yarın  öbür gün, “Psikiyatristin bile psikolojisini bozar bunlar” dememek için vazgeçin bu sevdadan…

KOREL VE HADİSE’YE ‘EDEP’ DERSİ

GÜNÜN SÖZÜ

“Cahil ile sohbet etmek güçtür bilene. Çünkü cahil ne gelirse söyler diline.” (Mevlana)