22 Ağustos 2026 Cumartesi – Milliyet. – Alice
MTM Medya Takip Merkezi, temmuz ayında Türkiye genelinde yapılan etkinliklerin çetelesini çıkardı. Buna göre 81 il, 922 ilçe ve 22 bini aşkın mekânda, 80 kategoride etkinlik yapıldı.
Temmuz takvimindeki en belirgin yoğunluk kültür/sanat ve müzik alanında görüldü. Etkinliklerin 933’ü kültür/sanat, 773’ü ise müzik/eğlence kategorisinde yer aldı. Etkinlik türlerinde konserler açık ara öne çıktı. Bir ayda 745 konser yapıldı.
Her yaz olduğu gibi yine İstanbul ilk sırada, tatil şehirleri ise ikinci sırada yer aldı.
İstanbul 211, Ankara ve İzmir ise 130 etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yazın tatil rotalarından Antalya 79, Muğla ise 78 etkinlikle ilk beşte yer aldı.
Temmuzda etkinliklerin yaklaşık yüzde 52’si cuma, cumartesi veya pazar günü yapıldı.
Ağustos ayı sonunda da benzer bir tablonun ortaya çıkacağını sanıyorum.
Konserleri ele almışken yıllardır, “Tutan bir şarkısı yok, onun için soyunarak gündemde kalıyor” diye eleştirilen Hadise konusunda da bir gerçeğe dikkat çekmekte yarar var.
Son günlerde sürekli konser haberleriyle gündeme gelen Hadise’nin, temmuzda nerelerde sahne aldığına baktım. Şarkıcı, temmuzda başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinde 15 konser verdi. Hadise’nin yıl sonuna kadar da yeri ve tarihi ilan edilen 15 konseri daha var. Hadise’nin müzikseverlerde karşılığı olmadığını söyleyenlerin kulakları çınlasın.
Bu veriler ve bilgiler bize ne anlatıyor?
Türkiye’de hayat pahalılığından yana dertli ciddi bir kesim de var, girişleri ücretsiz ya da biletleri birkaç bin lira olan konserlere gitmekten geri kalmayan ciddi bir kitle de var.
Türkiye çok değişti, şüpheler aynı kaldı!
Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran siyasetçilerden biri olan Turgut Özal, vefat edeli 33 yıl oldu ama 8. Cumhurbaşkanı’nın ölüm sebebiyle ilgili spekülasyonların sonu gelmedi.
Ölümünden 19 yıl sonra, ailesinin karşı çıkmasına rağmen Özal’ın mezarı açıldı. Adlı Tıp inceleme yaptı. Turgut Özal’ın büyük oğlu Ahmet Özal’ın, “Zehir var ama zehirlenme yokmuş. Öyle bir rapor verildi” demesi yıllarca her olaydan sonra caps yapıldı.
İnternet, onlarca farklı olaydan sonra, Ahmet Özal’ın “Babamı o öldürdü” dediğine dair caps’lerle dolu.
Ahmet Özal, birkaç gün önce yine gündem olan açıklamalar yaptı:
“Babam, PKK’yı bitirmek istediği için öldürüldü. Ölümü şüpheli, mezarı tekrar açılabilir. Vefatından beş yıl sonra, gece yarısı telefonum çaldı. Hacettepe Hastanesi’nden bir doçent doktor arayıp, ‘Babanız buraya geldiğinde biz onun kanını aldık. Kan beş senedir burada duruyor. Aile olarak isterseniz bu kanı size vermek zorundayız’ dedi.
Hemen dilekçe yazdık. Ertesi gün beni Hacettepe’den aradılar. ‘Hemşire dün akşam yanlışlıkla kanı dökmüş’ dediler. Beş yıl duran kan yanlışlıkla döküldü! Ben ondan sonra gizli kameralı gazeteci gönderdim. ‘Özal’ın kanında ne buldunuz?’ diye sorduğu hemşire, ‘Bir insanda olmaması gereken şeyler’ dedi.”
Özal’ın kastettiği 1998’de gizli çekim yapıp yayınlamak yasaldı. Özal’ın hastaneye gönderdiği gazeteci kim, bilmiyorum ama şunu biliyorum.
1 Haziran 2005’te çıkan kanuna göre, gizli çekim yapıp, yayınlamanın iki yıl ile beş yıl arasında cezası var.
33 yılda Türkiye’de yasalar ve çok şey değişti ama bazı olaylara dair şüpheler hep baki kaldı!
GÜNÜN SÖZÜ “Bilim, organize edilmiş bilgi, bilgelik ise organize edilmiş bir hayattır.” (Immanuel Kant)







