20 Eylül 2026 Pazar  –  Milliyet  – Alice

Kararına saygı duyulmalı

Jülide Kural’ın bu konuda yaptığı açıklama şu:

“Ben acımı yaşıyorum. Kim ne konuşursa konuşsun ben ne yorum yapacağım ne de konuşacağım. Kadir çok gönlü zengin bir insandı. Ömür boyu ailesine çok fazla destek oldu. Herkes kendi kararını kendi veriyor. Kendisi bir vasiyetname hazırlamış. Buna saygı duymak lazım. Kadir’e olan saygının bir devamlılığı olarak. Zaten hukuk devreye girecektir. Kadir’e yakışır bir dili hiçbir zaman kaybetmeyelim.”

Levent İnanır’ın Beykoz Adliyesi önünde ve sonrasında söyledikleri ise şunlar:

“Dayımın irade sorunu vardı. Çok ağır tedaviler görüyor, ağır ilaçlar kullanıyordu. Yoğun bakım ve entübe dönemleri oldu. Yedi yılda üç kere pıhtı attı beynine. Kolay değildi o süreç. 2015’te yaptığı vasiyeti 2022’de değiştiriyor, aynı tarihte tekrar değiştiriyor. Kafa karıştıran bir durum var. 25 yaşında, 23 yaşında yeğenleri var. Birçoğu yetim. Ve onlar her zaman Kadir İnanır’a biat etmiş insanlar. Bunun bir karşılığı yok mudur?”

“Bugün Jülide Hanım da gelse iyi olurdu. Benim onunla problemim olamaz, onun emeğini inkâr eden yok. 27 yıllık hayat arkadaşı diyorlar ama aslında 21 yıl. Jülide Hanım’la çok görüşmüyorduk, orada bir erozyon durumu var.”

‘Kravat bile bırakmamış’

“Ben dayımı avucumun içi gibi çok iyi tanıyorum ve bu işten kötü kokular alıyorum. Adalet var, göreceğiz. Bir de Allah’ın adaleti var. 17 Aralık’tan sonra konuşulacak çok şey olacak. Bakacağız vasiyete. O zaman daha farklı bir üslup olabilir. Ben kendi adıma rahat değilim. Dayım daha mutlu olmalıydı.”

“Dayım bırakın bir kol saatini, bir kravat dahi bırakmamış bize. Bunu yapacağına asla ihtimal vermem. Sağlıklıyken verdiği bir karar değil, rahatsızlığı döneminde yenilenmiş vasiyeti. Bütün filmlerinin teliflerini, hatta dedemden kalan bazı miras paylarını bile Jülide Kural’a devretmiş. Elbette Jülide Hanım’a bir şeyler bırakması bizi üzmez ama aile bağlarını önde tutan Kadir İnanır’ın tüm soy geçmişine bir kravat dahi bırakmaması dünya görüşüne uygun değil. Ekonomik mirasta da değiliz, ailenin tamamen bertaraf edilmesine kızgınız. Dolayısıyla hukuki yollara başvuracağız.”

Vasiyetnamenin açıklanmasını beklemeden bu telaş, bu tartışma niye?

Görünen o ki, 17 Aralık’ta vasiyetname açıklanınca Ferdi Tayfur’un mirasçıları gibi Kadir İnanır’ın yeğenleri de olayı yargıya intikal ettirecek ve iş daha da sevimsiz bir hal alacak.

Kadir İnanır’ın ismi gibi bir kıymetli miras varken, sahiplerinin bile yanında götüremedikleri yüzünden bu kavga niye?

GÜNÜN SÖZÜ “Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz, hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz.” (Hz. Mevlana)