MİLLİYET CADDE – 29 KASIM 2013 CUMA  –  ALİCE

Şahan Gökbakar’ın sinemada uyguladığı taktik bana çok tanıdık geldi. “Recep İvedik”, “Turist Ömer”in izinden gidiyor…

recep_ivedik_4ten_ilk_kare_h207075Şahan Gökbakar şimdiye kadar kaç film çekti? 2008’de “Recep İvedik”, 2009’da “Recep İvedik 2”, 2010’da “Recep İvedik 3” ve 2012’de de “Celal ile Ceren”i çekti. “Recep İvedik” serisinin ilk filmini 4.301.693, ikincisini 4.333.144, üçüncüsünüyse 3.325.915 kişi seyretti.
Şahan Gökbakar’ın “Recep İvedik”i değil de “Celal”i oynadığı son filmi “Celal ile Ceren”in gişesi ise 2.853.628’di… Düşük bir rakam mı bu? 2012’de vizyona giren 100 film arasından gişede ikinci olan bir film için, “İyi iş yapmadı” demek haksızlık… Ancak şovmenin “Recep İvedik” serisinin gişeleri ve de 2012’de 3.744.836 kişiyle 2012’nin en iyi gişe yapan Cem Yılmaz’ın “CM101MMXI Fundamentals” filmiyle mukayese ettiğiniz zaman, ibre düşüşte…
Galasından sonra da yazmıştım, “Celal ile Ceren”i ben sevdim ama ‘Recep İvedik’çileri kesmez bu” diye… Nitekim öyle oldu.
Hal böyle olunca da Şahan Gökbakar mecburen döndü yine “Recep İvedik”e…

Recep İvedik” Maldivler’de
Dün gazetelerde görmüşsünüzdür Şahan Gökbakar’ın “Recep İvedik 4” filmini nerede çektiğini. Görmemiş olanlar için açıklayayım; Maldivler’de… Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de bu kadar sahil varken Şahan Gökbakar niye Maldivler’e gitti? Çünkü “Survivor” macerası yaşayacak yeni filmde “Recep İvedik”…
Şahan Gökbakar’ın sinemada uyguladığı taktik bana çok tanıdık geldi. Gökbakar, Kemal Sunal gibi, genelde “no name” kızları başrolde oynatıyor ve onlara bir daha rol vermiyor… “Recep İvedik”, “Turist Ömer”in izinden gidiyor… Gökbakar’ın son filminde konu olarak Acun Ilıcalı’yı bugünlere getiren önemli kilometre taşlarından biri olan “Survivor”a dalması da iki açıdan önemli. Birincisi, Acun Ilıcalı, muhabirlikten televizyon starlığına ve patronluğuna yükselen bir isim değil, aynı zamanda yaptıkları filmlere bile esin kaynağı olan bir fenomen.
Şahan Gökbakar da, Yeşilçam’ın başarılı olmuş tüm renklerini kartelasına yerleştirmeyi, açık denizlerde yol alırken rüzgarı karşısına değil, arkasına alıp yelkeninin süratini artırmayı becerebilen bir kaptan gibi… “Klasik kültür”de yeri olmayabilir Gökbakar’ın taktiklerine ama “Popüler kültür” böyle bir şey… “En çok gişe yapan filmi çekmenin”, “En çok konuşulan” olmanın yolu bu…

GEZi SAYESiNDE

e1ae41a2-3e35-4229-8b98-faa3149b61b3AK Parti son yerel seçimlerde en son hangi büyükşehirin belediye başkan adayını açıklamıştı? Türk halkının hafızasının zayıf olduğu söylenir, ama o kadar da değil herhalde… AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yeniden Melih Gökçek’in ismini, listelerin Yüksek Seçim Kurulu’na sunulacağı “son dakika”da açıkladığı hepimizin hafızasında.
Unutanlar varsa bir zahmet tv8’den Murat Özarı’yı arayıp, sorsun, “sağlam hafıza” için ne yiyip, içmeleri gerektiğini!
Son yerel seçim öncesi Melih Gökçek’e adeta “Çin işkencesi” çektiren Başbakan’ın bu kez ilk açıkladığı belediye başkan adayları    paketinde Melih Gökçek de vardı.
Kulakları çınlasın Süleyman Demirel, “Siyasette 24 saat bile uzun bir süredir” derdi. Bu hesaba göre beş yıl çok uzun… Peki bu sürede ne oldu da Melih Gökçek, “en son”dan “en öne” çıktı? Bana göre tek sebebi var bunun; Gezi… Çünkü eylemcilerin hükümeti, AK Parti’yi değil de sadece Recep Tayyip Erdoğan’ı seçip, hedef tahtası haline getirdiği dönemde partiden sadece Melih Gökçek elini taşın altına koydu ve Başbakan’ın adeta paratoneri oldu.
Başbakan da kendisine savrulan okların bir kısmının kendisine geleceğini bile bile ortaya çıkıp göğsünü siper eden Gökçek’i Ankara’dan yeniden aday yapıp, “Vefa”nın İstanbul’da bir semt ya da boza markası olmadığını herkese gösterdi. Melih Gökçek de, haziran ayından bu yana yazılı, görsel ve sosyal medyada savaştığı “Gezici”lere, “Sağolasınız! Sayenizde yeniden adayım. Teşekkürler” diye bir tweet atıp, barış çubuğu uzatmalı!

GÜNÜN SÖZÜ
Cahil insanlar davul gibidir, sesi çok çıkar, ama içi boştur. (Sadi Şirazi)