19 Mayıs 2026 Salı – Milliyet – Alice
Türk Sineması’nın kült filmlerinden ‘Ağır Roman’, çekildikten 29 yıl sonra mahkemelik oldu. Metin Kaçan’ın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan ve Mustafa Altıoklar’ın yönettiği ‘Ağır Roman’ın davalık olmasının sebebi şu:
Müjde Ar, Okan Bayülgen, Mustafa Uğurlu ve Burak Sergen’in başrollerini paylaştığı ‘Ağır Roman’ın künyesinde yapımcı olarak Müjde Ar, Sabahattin Çetin ve Mehmet Soyarslan’ın adları var.
Özen Film’in sahibi ve Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nin (SESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soyarslan, ortağı olduğu ‘Ağır Roman’ın tüm haklarının devir edildiğini tesadüfen öğrendiklerini söyledi ve ekledi:
“Beyoğlu’nda ‘Yeşilçam’ın Unutulmaz Filmleri’ haftasında ‘Ağır Roman’ı da gösterecektik. Ancak AKS TV’den, ‘Filmin hakları bizde. Bizden izinsiz gösteremezsiniz’ diye ihtar alınca ‘Ağır Roman’ın tüm haklarının devir edildiğini öğrendik.
Ortaklarımızdan Sabahattin Çetin, meğer 2003 yılında yedi filmiyle birlikte ‘Ağır Roman’ın da ‘Eser İşletme Belgesi’ni kendi adına çıkarıp, tüm haklarını satmış. Show TV’ye TMSF’nin atadığı Kayyum, ‘Bu bizi ilgilendirmez. AKS TV, parasını peşin ödeyip, filmin tüm haklarını satın almış’ deyince, Müjde Ar’la birlikte satışın iptali davası için avukatlarımızı görevlendirdik.”
‘Ağır Roman’ın haklarını satan Sabahattin Çetin’i arayıp, konuyu anlattım. ‘Ağır Roman’ın üç ortağından biri olan Çetin ise şunları söyledi:
“Filmi satarken sözleşmeye sehven ‘sinema’yı da eklemişler, o yüzden ‘Ağır Roman’ın sinemalarda gösterimine izin vermiyorlar.
Aynı anda AKS TV’ye sattığımız altı filmin sinema hakları bize geri döndü, ama ‘Ağır Roman’ı serbest bırakmadılar. Çünkü film 1997 yapımı.
2000 yılında filmlerin koruma süresinin 20 yıldan 70 yıla çıkarılmasını gerekçe gösterip, ‘Ağır Roman’ın sinema haklarını iade etmiyorlar.
Ancak filmde 16 yaş sınırı olduğu için tamamını da yayınlayamıyor, arşivlerinde tutuyor ve Türk Sineması’na kötülük ediyorlar.”
Birleşik Krallık’ta Eurovision şoku!
İngiltere, 2020 yılından bu yana Eurovision’da üçüncü kez sonuncu oldu. Buna rağmen İngiltere, önceki yıllarda olduğu gibi 2027’de de direkt katılacak Eurovision’a.
Neden mi?
Birleşik Krallık; Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya ile birlikte Eurovision’un ‘ev sahibi’. ‘Büyük Beşli’ olarak adlandırılan bu ülkeler, finansal katkıları sebebiyle Eurovision’a direkt katılma hakkına sahip. Onların dışında bir de bir yıl önce birinci seçilen ülkenin finallerde direkt yarışma hakkı var. Diğer ülkeler ise Eurovision’da ön elemeyi geçince finalde yarışıyor.
Bu ayrıcalıklı durum, yıllarca demir çelik ihracatından daha çok dövizi müzik ihracatından kazanan İngiltere’yi Eurovision’da dibe vurdurdu.
Hâl böyle olunca günlerdir İngiltere medyasında tartışılan konu bu.
Kamuoyunun, ‘Ulusal utanç kaynağı’ olarak ilan ettiği İngiltere’den Eurovision’a gidecek şarkıcıyı seçenlerin tümünün kovulması için kampanya başlatıldı.
Okuduklarımdan anladığım o ki; Birleşik Krallık’ta Eurovision konusunda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
GÜNÜN SÖZÜ “Resim, hissedilen değil görülen şiirdir; şiir ise görülenden ziyade hissedilen resimdir.” (Leonardo Da Vinci)

