Ana Sayfa ALİCE - Yazılarım HANGİSİ DOĞRU SEVGİLİ SERDAR?

HANGİSİ DOĞRU SEVGİLİ SERDAR?

0
HANGİSİ DOĞRU SEVGİLİ SERDAR?

28 NİSAN 2020 SALI  –  MİLLİYET CADDE  –  ALİCE

Serdar Ortaç’ı ‘Magazin Noteri’ne konuk ettiğimizde ona yönelttiğim sorulardan biri Ebru Gündeş’le görüşüp, görüşmediğiydi. Çünkü Gündeş, yıldızının parladığı 1993 yılında konuk gittiği radyoda keşfedip şarkıcı yaptığı DJ Serdar Ortaç’la çok sıkı dosttu. Ortaç, o dostluğun nasıl bittiğini şöyle anlattı:

“Beş yaz önce Çeşme’de Demet Akalın’la sohbet ediyorduk. Reza (Ebru Gündeş’in eşi) tutuklanmıştı. Demet’e dedim ki, ‘Görüyor musun Reza da tutuklandı.’ O da, ‘Geçmiş olsun dedin mi?’ diye sordu. Ben de ‘Daha bugün tutuklandı, ne olduğunu anlayalım, yarın ararım’ dedim. Konu öyle kapandı… Aylar sonra Demet, Ebru’ya, ‘Aman Reza içeri girdi, ben neden arayayım Ebru’yu dedi’ demiş. O da bunu benim söylediğime inanıp, havaalanında yüzüme bile bakmadı. ‘Merhaba’ desem, selamımı almıyor. Bu yüzden o arkadaşlık çöpe gitti.”

Demet Akalın: Dua et Ramazan!

Magazin dünyasında geniş yankı uyandıran bu açıklamaya Demet Akalın’dan tepki gecikmedi. Şarkıcı, Ortaç’a şu üç tweet’le yanıt verdi: “Dost dosttur! Aramak da, gitmek de insanın elindedir! Hele ki hapse girerken arkandan gelen biriyse. Akıllanmıyor adam, enteresan.”

“Yıllar önce hapis-haneye giderken beyefendi, Gündeş arkasından arabayla takip etti onu, unutuyor herhalde. Ne diyeyim, kendi kişiliğini bana niye bağlamış seneler sonra anlamadım. ‘Çantalarınızı yiyin’ dedi ya ona istinaden.”

“Ramazan günü Ortaç’a akıl sağlığı diliyorum tüm kalbimle. Ebru ‘gazla’ değil, ‘kalbiyle’ yaşayan dev sesli dostumdur. Öğrendiğimde kapısında bitmişimdir. Telefon denen şey elinde oluyor insanın, aradığında açılıyor… Kapı da öyle, gidiyorsun açılıyor. Dua et Ramazan!”

‘Basiretim bağlandı’

“Ebru Gündeş’le aramı Demet Akalın açtı” başlıklı yazımın çıktığı gün adı bende saklı bir okurumuz, Serdar Ortaç’ın 31 Aralık 2014 tarihinde katıldığı televizyon programının linkini gönderdi. Video’yu izleyince Ortaç’ın ağzından Demet Akalın’sız, bambaşka bir versiyon çıktı ortaya. İşte Ortaç’ın beş yıl önce anlattıkları:

“Ebru’ya karşı bir tane hatam var benim, çok büyük hata. 1997 yılında Mamak Cezaevi’nde beni ilk ziyaret edenlerden biriydi…
En kötü anımda yanımdaydı. Geçtiğimiz sene, onun başına o olay geldiğinde, ben gidip de ‘Ebrucum geçmiş olsun’ demedim. Benim hatam. Basiretim bağlandı.
E-posta attım, mesaj çektim; yeni numarasını bulamadığım için… Aslında varmış bende, ama telefon değiştirmişim; falan filan. Bahane değil. Ebru’nun kalbini kırdım. O yüzden ne dese haklı. Kadın, en kötü günümde benim yanımda, ama ben onun yanında değilim.”

‘Çok hatalıyım’

Şarkıcı sözlerine şöyle devam etti: “Bu yüzden çok pişman olduğumu duydu, biliyor. Keşke gitseydim evine ve yüz yüze bir geçmiş olsun deseydim. Hanım da tanıyor, beraber yemek yemişliğimiz var. Zorladı, ‘Git’ dedi, ‘Beraber gidelim’ dedi. Basiretim bağlandı. Belki de korktum. Ama insan niye korksun ki, arkadaşım. Yapmadım. Keşke bir mesajla yetinmeseydim, evini bulup gitseydim, o kötü günlerde… Benden bekledi bunu.
Ayrıca benim MS olduğumu duydu, telefon açtı. O badireleri atlattıktan sonra beni arayıp, ‘Geçmiş olsun’ dedi. Ebru’da var hatır bilmek, bende maalesef yok. Benim Serdar Ortaç olmama vesile oldu. Radyodan eliyle tutup, müzik şirketine o götürdü. ‘Gelin dedi, bu çocuğa kaset yapın.’ Ebru konusunda çok hatalıyım.”

Günün sözü

“Ayakta duracak halin yokken, hayatta duracak nedenlerin varsa, korkma düşmezsin.” (Hz. Mevlana)