15 Ağustos 2026 Cumartesi – Milliyet – Alice
Şarkıcı Yıldız Tilbe’nin, 13 Ağustos’ta Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği konserin ardından güvenlik görevlisine gösterdiği tepki, sosyal medyada bir hayli yankı buldu.
Çünkü şarkıcı, konser çıkışında birden hiddetlenip sol elini havaya kaldırdı, “Bir çakarım gidersin. Gelmiş kulağımın dibinde bağırıyor, beynim dönmüş zaten” dedi. Şarkıcı, sonra etrafta toplananlara, “Hadi iyi geceler” deyip kendisini bekleyen otomobile binip gitti. Şarkıcı, kulağının dibinde bağıran güvenlik görevlisine böyle bir tepki vermek yerine, onu naif bir dille uyarabilirdi.
Ancak şarkıcının bunun yerine orada onu korumakla görevli bir emekçiye bu şekilde tepki göstermesini alkışlamak yerine eleştirmek gerekmez mi?
Yıldız Tilbe’yi bu yüzden eleştirenler oldu, sosyal medyada Yıldız Tilbe’ye destek verenler de oldu. Yıldız Tilbe’yi sevenlerde kredisi çok olabilir, o nedenle şarkıcıya karşı hoşgörülü davrananlar çıkabilir. Amma ve lakin, Yıldız Tilbe gibi mesleğinin zirvesindeki bir şarkıcının kızdığı zaman şiddete başvurabileceğini göstermesi kimse kusura bakmasın, ama alkışlanacak bir davranış değil. Bunu yapanlar da en az Yıldız Tilbe kadar hatalı.
Videoda bir üzerinde beyaz bir kıyafet olan özel güvenlik görevlisine baktım, Yıldız Tilbe’nin o cüssesiyle bir çaktığında uçacak biri değil. Öyle olsa bile bir şarkıcının halkın sevgisini arkasına alarak bir başkasına şiddet uygulayabileceğini göstermesi yadırganacak bir davranıştır. Yıllarca kadınlara şiddet uyguladıkları kanıtlanmış birçok şarkıcı ve oyuncuyu baş tacı edip, onlara bu hoşgörüyü gösterenler unutmasınlar ki, o ünlülerin başkalarına da aynı şekilde davranmasını teşvik edip, onlara kredi açıyor.
Yanlış olan bu…
Haluk Levent’in 1997 yılında karşılıksız çekten dokuz ay hapis yattığını unutup, depremzedelere yardım edecek diye Ahbap’a bağış yapan ünlülerin bugün pişmanlıklarını dile getirmesinden bile ders almayanlar var hâlâ… Toplum adına asıl üzücü olan da bu…
En katı okul müdürü bir rekora imza attı
Bir devlet okulundaki müdürün, öğrencilerinin başarısı üzerinde ne derece etkili olabileceği, yıllardır her anne, baba ve öğrenciyi ilgilendiren hayati bir konudur.
Ülkenin en yoksul topluluklarına hizmet veren okul müdürü, tavizsiz disiplin uygulayarak öğrencilerinin tümünün üniversiteye girmesini sağladı.
Yeni Zelanda doğumlu, Oxford mezunu Katharine Birbalsingh, Britanya genelinde önemli bir başarıya imza atınca Daily Mail onu manşetine taşıdı.
Açıklanan verilere göre, bu yıl sınava giren Londra’nın kuzeybatısındaki Brent’teki Michaela Community School öğrencilerinin tümü üniversiteye girmeyi başardı.
Ulusal ortalamanın iki katından fazla başarı sağlayan öğrencilerden ikisi Oxford ve Cambridge’i kazandı.
Katharine Birbalsingh, “Bu harika sonuçlardan çok memnunuz. Öğrencilerin yüzde 11’i tıp okuyacak, yüzde 85’i ise Russell Group üniversitelerine gidecek” dedi.
Bir konferansta İngiltere okullarının vahim durumuna değinerek kamuoyunun dikkatini çeken Birbalsingh, daha sonra dezavantajlı çocuklara aynı akademik eğitimi verme amacıyla Michaela’yı kurdu. “Britanya’nın en katı okul müdürü” günün sonunda müthiş bir başarıya imza atarak tüm öğrencilerinin kaderini değiştiren eğitimci oldu.
Demek ki neymiş?
Eğitimde katı disiplin, mutlak başarı için çok ama çok önemli.
GÜNÜN SÖZÜ “Mutluluğa giden tek yol vardır ve bu irademiz dışındaki şeyler yüzünden kaygılanmayı bırakmaktır.” (Epictetus)







