27 Ağustos 2026 Perşembe – Milliyet – Alice
Bülent Ersoy, Kuşadası konserinde dinleyicisine hakaret etti, Yıldız Tilbe ise Bodrum’da tarihi eserin üstüne çıktı.
Ersoy’a büyük tepkinin olduğu sosyal medyada, Tilbe’yi eleştirmek yerine, “O taşın konser alanında ne işi var?” diye yazanlar var.
Ersoy, seyircisine hakaret ettiği için kendisini eleştirenlere Instagram’da yedi sayfalık bir cevap verdi.27
Mesleki tecrübem ışığında bu konudaki kanaatim şudur:
Yüksek ego ve kibir sahipleri özür dilemek yerine, uzun açıklama ve laf salatasıyla kusurunu gizlemeye ve zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkmaya çalışır.
Ersoy’un, “Saat kaç oldu, farkında mısın?’ diye sorana verdiğim yanıt saygısızlık değil, haddini bilmeyene haddini bildirmek değil midir?” diye başlayıp, “Sefam olsun, düşmanlarım çatlasın”la bitirdiği uzun açıklaması da bu anlayışın ürünüdür.
Konserdekilerden biri, “Gecikmeye ‘jeneratör arızası’ dendi. Asla ‘hasta’ anonsu yoktu, yalan. Her şeye rağmen sahneye çıktığında bir özür beklerken, ‘Seyirciye saygı nerede?’ diye soran küfrü yedi. Aslında o küfür hepimizeydi” diye yazdı.
Aydilge’den eleştiri
Ersoy, ciddi bir sağlık sorunu yaşamış olabilir, ama bu ona ağzını bozma hakkı vermez. Diva’ya yakışan yaşadığı sağlık sorununu anlatıp, 1.5 saat beklettiklerinin gönlünü almak olmalıydı. Şarkıcının konseri ertelemek ya da iptal etmek yerine işine ve seyircisine saygı adına sahneye çıkması takdire şayan. Ancak Ersoy’un, konserin başında saati sorana kızıp, “Siz saygıdan ne anlarsınız? Lanet olsun. İyilik yaramaz, insanlık yaramaz” demesi gibi, yazılı açıklamasında ‘had bildirme’ye devam etmesi de yanlış.
Ersoy’un konser için bilet alanlara şarkı söylemenin asli görevi olduğunu unutup, bunu insanlara iyilik için yaptığını söylemesi inanılır gibi değil.
O yüzden şarkıcı Aydilge’nin Ersoy için söyledikleri kıymetli:
“Serumla sahneye çıkmak fedakârlıktır. Ama sırf serum aldınız diye size para ve zaman ayıran seyirciye küfretme hakkını satın alamazsınız. Dinleyiciye sövmeyi ‘haddini bildirmek’ diye ambalajlayamazsınız. Bunun adı açıkça saygısızlıktır. Sahne size küfretme özgürlüğü değil, sadece mikrofon veriyor.”
Altar taşının cazibesi
İnsanlar tarihi eserlere zarar verdiği için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın iki yıl konserlere kapattığı Bodrum Antik Tiyatro’da sahne alan Yıldız Tilbe, engel olmaya çalışan görevliyi tersleyerek, tarihi altar taşının üstüne çıktı.
Şarkıcı ardından ayaklarını uzatıp, ayakkabılarını çıkarttırdı, taştan indikten sonra, “Yasak olduğunu bilmiyordum” dedi.
İnsan hafızası yanılabilir, ama arşiv yanılmaz. Şu haberler hâlâ duruyor internette.
Yıldız Tilbe, 20 Haziran 2024’teki konserinde de o taşın üzerine çıkmak istedi, güvenlik engelledi. Aynı yaz Teoman, o taşın üzerine yatıp, şarkı söyledi.
Daha sonra burada sahneye çıkan Göksel, o taşın başında güvenliği görünce, “Sizin de işiniz zor, ama insan görünce oturası geliyor” dedi.
Tarihi eserlere ve seyirciye saygıda kusur edenler en küçük eleştiriye bile tahammül edemez…
Çünkü, kibir ve yüksek egoları onlara izin vermez.
GÜNÜN SÖZÜ
“İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür, kendine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar.” (Hz. Mevlana)







