Cebinden ödeme yaptı
Bir yılda yaklaşık 30 kez sahneye çıktığını söyleyen şarkıcı, bu konserlerden para kazanmak yerine ilk kez kendi cebinden ödeme yaptığını açıkladı:
“Bugün bu bedeli sistemi rayında tutabilmek için veriyorum. Mesele benim para kazanmam değil. Ekibim evinin kirasını, faturasını ödeyebilsin istiyorum. Bu yüzden sisteme bir hizmet yapmak zorundayım.”
Bizde konser maliyetleri ve bilet fiyatları ha bire artıyor. Satın aldıkları mülkler ve lüks otomobiller de gösteriyor ki, şarkıcılar sahnelerden iyi para kazanıyor, ama Dalkılıç’ın da dikkat çektiği gibi müzisyenlerin kazancı ‘devede kulak’ kalıyor.
Dalkılıç’ın sahnede kendisine eşlik edenlere kazandığı paradan ekstra ödeme yapması takdire şayan. Dalkılıç’ın ekibini düşünerek yaptığı bu fedakârlık güzel, ama yetmez.
Bildiğim kadarıyla Tarkan, Ajda Pekkan, Ebru Gündeş, Hakan Altun ve Sıla gibi bazı duyarlı sanatçıların dışında müzisyenleri düşünün yok.
Taylor Swift ne yapmıştı?
Yeri gelmişken bu konuda çarpıcı bir örnek vermek isterim.
Taylor Swift, Eras Tour’u tamamladığı turneden sonra tüm ekibine ödenen ücretlerle yetinmeyip, müthiş bir jest yapmıştı.
Şarkıcı, turneden kazandığı paranın yüzde 10’unu (197 milyon dolar); TIR şoförleri, cateringciler, asistanlar, dansçılar, koreograflar, saç-makyaj ve kostüm ekipleri, marangozlar, güvenlik görevlileri, tüm teknik ekip ve müzisyenlerine bahşiş olarak dağıtmıştı.
Sahneye çıkan her şarkıcıdan, Swift gibi yapması beklenemez. Ancak eğlence sektörü, Dalkılıç’ın dile getirdiği bu soruna kalıcı bir çözüm bulmalı.
Türkiye’de müzik yayını yapan her işletmeye telif mecburiyeti getirenler, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki uygulama neyse onu bizde de hayata geçirmek için de çaba sarf etmeli.
Birkaç soliste sahnede eşlik eden müzisyenlerin geliri iyi olabilir ama onların da sayıları çok az. Şarkıcılara eşlik eden müzisyenlerin çoğu, Dalkılıç’ın dikkat çektiği gibi sürekli yükselen konser maliyetlerine rağmen kirasını ödemekte zorlanıyorsa, bu demektir ki, çözülmesi gereken bir sorun var ortada.
GÜNÜN SÖZÜ “İyiyi dışarıda aramayın. Onu içinizde arayın, yoksa asla bulamazsınız.” (Epiktotes)