22 Haziran 2026 Salı  –  Milliyet  –  Alice

A Milli Takımımızın 2026 Dünya Kupası’na veda ettiği Paraguay maçında onlarca kamera görev yaptı, görüntüleri milyonlarca göz izledi…

Paraguaylı Galarza, maçtan sonra en çok konuşulan isim oldu; ama bunun sebebi attığı golle Türkiye’yi turnuvadan etmesi değildi. 24 yaşındaki futbolcuyu gündeme taşıyan olay, oyunun durduğu anda yerde gördüğü hakemin saatini alıp koluna takmasıydı. O anlar sosyal medyaya, “Paraguaylı oyuncu hakemin saatini çaldı” diye servis edildi ve kısa sürede viral oldu.

Videoyu her izleyenin gördüğü şey aynıydı; Galarza, yerde gördüğü saati alıp koluna taktı!

Sosyal medyada büyük ilgi gören bu videonun, “Futbolcu hakemin saatini çaldı” diye paylaşılmasına şöyle tepki gösterenler oldu:

“Yapay zekâyla yapılmış bir videoyu gerçek sanıp, Paraguaylı genç futbolcuya iftira atmayın.”

Oysa video gerçekti. Videoda kurgu ya da dış etken dahi yoktu. Ancak olayın devamı ve finali başkaydı, ama şu gerçekle pek ilgilenen yoktu:

“Gerginliğin sona ermesinin ardından Galarza’nın taktığı saati hakeme geri verdiği görüldü. Paraguaylı oyuncunun hareketinin bir hırsızlık girişimi olmadığı, yalnızca yerde kalan saati korumak amacıyla koluna taktığı ifade edildi.”

Demek ki neymiş?

Galarza, yerdeki saati alıp koluna taktı, ama alıp evine götürmedi, bir müddet sonra sahibi olan hakeme verdi.

O yüzden sosyal medyada videosunu gördüğümüz ya da okuduğumuz her bilginin gerçek olup, olmadığını anlayabilmek için devamını ya da perde arkasını da öğrenmek şartmış.

Jessica Simpson nasıl yıldız oldu?

Amerikalı şarkıcı ve oyuncu Jessica Simpson, müzik yolculuğunun başında yaşadığı baskıları ve hangi ünlülerin izinden gitmesi gerektiği konusunda çarpıcı açıklamalar yaptı. Simpson gibi plak şirketi de ABD’li, ama yaptığı açıklamalar da gösteriyor ki, bazı müzik yapımcılarıyla şarkıcıları arasındaki ilişki aynı. Yenilerden istediklerini yapması değil, aynı kulvarda başarılı olanları taklit etmesi isteniyor. O yüzden Simpson’un şu sözleri bana çok tanıdık geldi:

“Müzik şirketiyle sesim yüzünden anlaşma yaptığımı sanıyordum. Yapımcılar bana, 15 kilo vermem gerektiğini söylediğinde sadece 52 kiloydum. 17 yaşındaki birinden böyle bir şey istenmesi bana garip gelmişti.

Şirketime göre Britney Spears ve Christina Aguilera’nın izinden gitmeliydim.

İkinci albüm için bana kaslarımın belirgin olması gerektiğini söylediler ki bu kesinlikle olmayacak bir şeydi. Ben öyle bir yapıya sahip değildim. Onlara göre başarılı olmam gerektiğine inandıkları ‘Jessica Simpson’ versiyonu olmak adına bir sürü şey yapmam gerekiyordu.

Hiçbir zaman kazanamayacağımı biliyordum. Çünkü benden önce Britney Spears ve Christina Aguilera gibi çok fazla plak satan isimler vardı. Onların istediği gibi dans etmek istemiyordum, kafa mikrofonu takmak da istemiyordum. Ama bunu yapmayı kabul ettim. Artık Sony için çalışıyordum ve onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyordum. İnsanları sürekli hayal kırıklığına uğrattığımı hissediyordum. Kendi şarkılarımı yapmaya karar verdikten sonra çıkardığım single bile başarı elde edememişti. Şarkıcılıktaki eşsiz sihrimi keşfetmem zaman aldı.”

GÜNÜN SÖZÜ

“Başkalarının söylediklerine göre asla birini yargılamayın. Dedikodu yüzünden harika bir insanı kaybedebilirsiniz.” (Albert Einstein)