20 Haziran 2026 Cumartesi – Milliyet – Alice
Türkiye’de başladığı oyunculuk kariyerini ABD’de sürdüren ve burada birçok yapımda rol alan Esin Varan’ın, Amerikalı birini canlandırdığı ‘Deepfake’ filmi Tribeca Festivali’nde finale kaldı.
Türk oyuncu, kurucuları arasında Robert De Niro’nun da olduğu New York’taki Tribeca Festivali’ndeki filminin galasında Rihanna, Katy Perry, Al Pacino, Martin Scorsese ve Meg Ryan gibi ünlülerle aynı kırmızı halıda yürüdü.
Artvinli oyuncu, American Academy of Dramatic Arts’tan birincilikle mezun olunca The New York Theatre Company’nin 130 senelik tiyatro grubuna ilk giren Türk olma ünvanını elde etti. Esin Varan ayrıca yedi aşamadan geçerek; Bradley Cooper, Jennifer Garner, Robin Williams ve Whoopi Goldberg gibi ünlü yıldızlarla ‘Law and Order’ dizisinde ABD’li doktor Atul Sharma’yı oynadı.
Esin Varan, Carrie adlı bir Amerikalıyı canlandırdığı ‘Deepfake’in galasında Hollywood starlarıyla aynı ortamda bulunmaktan ve performansıyla eleştirmenlerden tam not almaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğunu söyledi.
İlkyaz Kocatepe,ilk teklisini çıkardı
Ali ve Aysun Kocatepe’nin kızları İlkyaz Kocatepe, ilk single’ını çıkardı. Şimdiye kadar sahnede ve kamera önünde sürdürdüğü kariyerinde ‘İki Ben İki Sen’ adlı ilk teklisinin yapımcılığını da üstlendi.
Ailesinden gelen müzik geleneğini bugünün bağımsız üretim anlayışıyla birleştiren genç şarkıcı, söz ve müziği kendisine ait ‘İki Ben İki Sen’in müzikal olarak modern, ama tanıdık sound, içe dönük pop melodiler ve sade anlatımıyla farklı bir eser olduğunu söyledi.
Genç müzisyen, ‘İki Ben İki Sen’ şarkısında her ilişkinin iki tarafa farklı duygular yaşattığını anlattı.
Diktiğim duttan aldığım hayat dersi
Yıllardır popüler kültür üzerine yüzlerce yazı yazmışlığım var, ama merhum Halit Çapın gibi, “Sevgilim Bostancı’da yürürken heybetinden Adalar sallanıyordu” gibi mübalağa sanatı üzerine kalem oynatmışlığım olmadı. Ahmet Altan gibi, “Bir kadın gömleğinin üçüncü düğmesini kimin için açar?” diye sorup, cevabını yazmışlığım da yok. O yüzden ‘Alice’de şimdiye kadar magazin dünyasında olan bitenin arka planındaki gerçekleri anlatmaya çalıştım.
İlk kez hayata dair ilk deneme yazımı kaleme alacağım.
Kartepe’de yıllar önce aldığım evimin küçük bahçesine kiraz, erik, elma, dut ve karayemiş fideleri dikmiştim. Evim sitenin hemen girişinde olduğu için her isteyen bahçeme girmeden fidanların meyvelerinden alma şansına sahip.
İki yıl önce sitede yürüyüşe çıkan yaşlı bir çift dutun önünde durdu. Yaşlı adam, fidanın yola sarkan dallarındaki dutlardan alıp önce eşine ikram etti, sonra kendi yedi ve helal etmemi istedi.
O çiftten biri vefat etti, diğeri ise yatalak hâle geldi. Başsağlığına gittiğim komşum, annesi vefat ettikten sonra babasının yatalak olduğunu söyledi. Bahçemdeki meyve yerinde duruyor, ama yaşam döngüsü o insanların o duttan bir daha tatma şansını elinden aldı.
Merhum akrabam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yasak aşkı için yazdığı ‘Karadutum, çatal karam, çingenem’ gibi bir şiirim de yok. Zaten benimki karadut değil beyazdı, ama olsun, o küçük fidan bana ‘fani dünya’ gerçeğini bir kez daha hatırlattı.
GÜNÜN SÖZÜ
“En büyük suçlar, gerekli olanı değil, fazla olanı elde etmek için işlenir.” (Aristoteles)







![Designed by AdmCW [Designed by AdmCW]](https://alieyuboglu.com.tr/wp-content/uploads/2025/06/AdmCW-logo.png)