3 TEMMUZ 2021 CUMARTESİ  –  MİLLİYET CADDE  –  ALİCE

Türk Sineması, tiyatrosu ve dizi dünyasına oyuncu, senarist ve yönetmen olarak yıllarını veren Kartal Tibet, 83 yaşında ayrıldı aramızdan.
Tibet, ömrünün yarısı setlerde geçen bir film ve dizi insanıydı.
Sanatçının vefat haberinden sonra Google’da yazılan her şeyi doğru sayan o kadar çok yanlış bilgi içeren haber çıktı ki Kartal Tibet’in sinematografisi hakkında.
Google’daki bilgi kirliliğinin mağduru olmamak için ‘Türk Sineması’ denince bana göre ‘en sağlam kaynak’ olan Ali Can Sekmeç’i aradım. Türk Sineması ve dizi sektörü üstüne birçok kitabı olan Sekmeç’in arşivi ve bilgisine göre Kartal Tibet’in kamera önünde veya arkasında görev yaptığı filmler ve dizilerin sayıları şöyle:

<a href=Sinemamızın bir ustası daha gitti" data-inline-image="true" />

115 filmde oyuncu olarak kamera karşısına geçti.
Altı filmde Karaoğlan’dı.
Beş filmde Tarkan’ı oynadı.
46 filmin yönetmenliğini yaptı.
12 filmin senaryosu yazdı.
19 dizinin yönetmenliğini üstlendi.
Çalışmayı, üretmeyi seven bir sinema adamıydı Kartal Abi…
Kartal Tibet’in yönettiği birçok film ve dizinin setine haber için gitmiş şanslı gazetecilerden biriyim.
Tibet gibi Türk Sineması’na adını altın harflerle yazdırmış birinin oyunculuk ve yönetmenliğini değerlendirmek haddime değil, ama gözlemlerime dayanarak şunu yazabilirim.
Sette acayip disiplinli ve sert bir adamdı.
Çocukluk yıllarımızın kahramanları Karaoğlan’ı, Tarkan’ı, 70’li yılların sonuna doğru Yeşilcam melodramlarının hep yanlış anlaşılan adamına dönüştü.
1980’li yıllarda kameranın önünden arkasına geçen Tibet’in yönettiği filmlerden çoğu Kemal Sunal’lı komedilerdi. Kartal Tibet, ‘Gol Kralı’, ‘Davaro’, ‘Çarıklı Milyoner’, ‘Şabaniye’, ‘Sosyete Şaban’, ‘Şendul Şaban’ ve ‘Deli Deli Küpeli’ gibi Sunal’lı filmlerin sadece yönetmeni değil, aynı zamanda senaristiydi.
Ona verilen ‘Onur Ödülleri’ var, ancak sinemanın ustasının ne oyuncu ne yönetmen olarak ‘Altın Portakal’ veya ‘Altın Koza Ödülü’ yok.
Onun için en büyük ödül, oynadığı ve çektiği filmlerin gişesiydi.
Festivallerin jürileri değil, ama sinemaseverler oynadığı ve yönettiği filmlere hep iyi gişe yaptırarak Kartal Tibet’i ödüllendirdi.
Türk Sineması bir çınarını daha kaybetti.
Mekanı cennet, ailesi ve sevenlerinin başı sağ olsun.

TÜRKÇEYİ SÖKEMEDİ, AMA VURGUNUN KİTABINI YAZDI!

Tosuncuk’ lakaplı Mehmet Aydın’ın, Brezilya’nın Sao Paulo kentindeki Türk Konsolosluğu’na teslim olmadan önce çektiği videoyu izlediniz mi?
Önündeki yazılı metni bile okumaktan aciz ‘Tosuncuk’un bu ülkede 132 bin kişiden 1 milyar 140 milyon TL toplamasına ne demeli?
Türkçeyi sökemeyen, ama vurgunun kitabını yazan Tosuncuk, Çiftlik Bank’a yatırılan 500 bin TL’yi ülke ülke dolaşıp yedikten sonra “Ben de mağdurum” bile dedi.
Bu Tosuncuk yarın ‘Kerizbank’ı kursa, maalesef ona da para yatıracak insanlar var aramızda…
Nereden mi çıkarıyorum bunu?
2018 yılında dönemin Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, “Çiftlik Bank mağdurları arasında yapılan ankette yüzde 50’ye yakın insan, ‘Biz tekrardan böyle bir oluşuma paramızı yatırmayı düşünebiliriz’ dedi. Bu da ayrıca incelenmesi gereken bir konu” demişti.
Tosuncukkendi ayağıyla teslim olup, “Ben de mağdurum” dedi ya, o insanlar nezdindeki kredibilitesi daha da artmıştır üstelik.

GÜNÜN SÖZÜ

“Bakıp göremeyenlerden, konuşup dinlemeyenlerden, dokunup hissetmeyenlerden uzak durun.” (Leonardo Da Vinci)