30 Mayıs 2026 Cumartesi – Milliyet – Alice
15 ay sonra yine yolum düştü Tunus’a. Şubat 2025’te Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) İzmir’in davetlisi olarak gitmiştim, bu sefer GoJazico Travel’in Kurban Bayramı’na denk gelen, ‘Tunus’ta butik kültür turu’na davetliydim. Bir haftalık turda gezmedik yer bırakmadık Tunus’ta.
Turlarla yurt dışı gezisi iki nedenle çok fazla çekmez beni. Birincisi, bu turlar çok yoğun ve yorucu olur. İkincisi de, tura katılanlardan arıza çıkaran tiplerin olma ihtimali.
Tunus programımız da çok yoğundu, ama şirketin ortakları Ziynet Güzel ile Jamil Achich devamlı bizimleydi, o yüzden her şey sorunsuz geçti.
Tunus’ta hava güzeldi ve tura katılanlar çok uyumlu tiplerdi. Premium lüks kültür turunun müşterileri de nezihti.
Üç üniversite mezunu ve hâlen Muğla Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan profesör de vardı grupta, Hüsnü Özyeğin Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışanlar da… Çoğunluğu kadın olan tur grubumuzda ayrıca mühendis, doktor, avukat ve öğretmenlerin yanı sıra çeşitli kurumlarda hâlen yöneticilik yapan veya emekli olanlar da vardı.
Turist değil, gezginiz!
Kafiledekilerin çoğu, “Biz turist değil, gezginiz” diyenlerden oluşuyordu. Şimdiye kadar 95 ülkeyi gezen aslen Şanlıurfalı, ama 35 yıldır Bodrum’da yaşayan Zerrin-Haluk Karakapıcı çifti vardı grupta. Diğerleri ise 35 ile 82 arasında ülke görmüş gezginlerdi; yaş skalası ise 33 ile 80 arasındaydı.
THY ile gidip beş yıldızlı otellerde konakladığımız Tunus’taki ilk gün başkentteki Kartaca Antik Kenti, beyaz duvarları, mavi cumbaları ve mavi kapılarıyla ünlü evlerin olduğu Sidi Bou Said Kasabası’nı gezdik. İlk akşamı Tunus’un tatil beldesi Hammamet’te geçirdik.
İkinci gün Aghlabid Havzaları, Kayrevan Medina ile Ulu Camii’ni gezdik. Ardından üç tapınağın yan yana olduğu Sbeitla Roma Antik Kenti’ne gittik.
Çöldeki dağda şelale
Üçüncü gün Sahra Çölü’ndeki palmiye ormanından Chebika ve Tamerza Dağ Vahası’na ulaştık. Sel baskınından sonra terk edilmiş Bedevi köyündeki dağdan çıkan suyun vadiye nasıl hayat verdiğini gördük. Çöldeki dağdan çıkan suyun şelalesi bile vardı.
Ciplerle çıktığımız turda Chott El Jerid Tuz Gölü’nden sonra ilk ‘Star Wars’ filminin çekildiği, dekorlarının artık turizme hizmet ettiği yere ulaştık. Yol boyunca çölde defalarca serap gördük, ama biz yaklaştıkça o su uzaklaşıp, kayıplara karıştı.
Akşamki durağımız ise çadırlarında kaldığımız otel oldu.
Sabahleyin Tunus’un en gözde yeri Djerba Adası için yola çıktık. Yol üzerindeki Bedevi köylerini gördük, Amazing yerlilerinden bir ailenin evine konuk olduk. İki gece kaldığımız Djerba’da artık sadece yedi ailenin yaşadığı, sokak duvarlarına sanatçıların muhtelif çizimler yaptığı Yahudi mahallesi Djerbahood’u dolaştık.
Tunus gezimizin son iki günü; en büyük Roma kolezyumlarından El Jem, M.Ö. 2000’li ve 3000’li yıllardaki Roma evlerindeki mozaiklerin sergilendiği müze, Akdeniz kıyısındaki Sousse şehri ve Bardo Müzesi’nde geçti.
GÜNÜN SÖZÜ “Yanında huzur bulduğunuz insanlar, servetinizdir.” (Erich Fromm)

